Aday Memurun Disiplin Cezası Nedeniyle Memuriyetle İlişiğinin Kesilmesi
- Just Hukuk

- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2024/904, K.2024/3195, T.09.12.2024
Anahtar Kelimeler: Aday memur, disiplin cezası, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, adaylık, memuriyetle ilişik kesme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, bağlı yetki
Aday memurluk döneminde alınan disiplin cezaları, yalnızca adaylık sürecindeki disiplin sorumluluğu bakımından değil, memuriyetin devamı bakımından da doğrudan sonuç doğurabilmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi, adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların memuriyetle ilişiğinin kesilmesini öngörmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09.12.2024 tarihli, E.2024/904, K.2024/3195 sayılı kararı, bu düzenlemenin uygulanmasında disiplin cezasının hukuk alemindeki geçerliliğinin belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.
Uyuşmazlıkta aday polis memuru olan davacıya, adaylık süresi içerisinde 7068 sayılı Kanun uyarınca bir günlük aylıktan kesme cezası verilmiştir. Davacı daha sonra bu disiplin cezasına dayanılarak 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca memuriyetle ilişiğinin kesilmesi üzerine, ilişik kesme işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Buradaki kritik husus, davacının aylıktan kesme cezasının iptali için daha önce dava açmış olmasıdır. Ancak bu dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiş ve karar istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Dolayısıyla disiplin cezası, hukuk aleminde geçerliliğini korumaktadır.
Danıştay İDDK, bu durumda 657 sayılı Kanun'un 57. maddesinde öngörülen bağlı yetkinin uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Kurula göre, adaylık süresi içerisinde mevzuatta belirtilen disiplin cezalarından birinin alınması hâlinde, bu disiplin cezası hukuk aleminde geçerli olduğu sürece, buna bağlı olarak memuriyetle ilişkinin kesilmesi yönünde işlem tesis edilmesi gerekir.
Dolayısıyla, ilişik kesme işlemine karşı açılan davada, daha önce kesinleşmiş bulunan disiplin cezasının maddi olarak doğru olup olmadığı yeniden tartışma konusu yapılamaz. Disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu iddiasının, kural olarak o disiplin cezasına karşı açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. O dava süre aşımından reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, ceza hukuk aleminde geçerliliğini sürdürür.
Bu noktada aday memur bakımından 657 sayılı Kanun'un 57. maddesindeki düzenlemenin niteliği önem taşımaktadır. Kanun, adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların ilişiklerinin kesileceğini düzenlemekte ve idareye bu konuda geniş bir takdir alanı bırakmamaktadır. Nitekim Danıştay da somut olayda “bağlı yetki” bulunduğunu açıkça kabul etmiştir.
Bu nedenle aday memur açısından iki ayrı hukuki işlemi birbirinden ayırmak gerekir: disiplin cezası ve bu disiplin cezasına bağlı olarak tesis edilen memuriyetle ilişik kesme işlemi. İkinci işlemin hukuki dayanağını oluşturan disiplin cezası geçerli olduğu sürece, yalnızca ilişik kesme işlemine karşı açılan davada ilk işlemin esasının yeniden incelenmesi mümkün değildir.
Somut olayda Danıştay İDDK, bu nedenle davacının memuriyetle ilişiğinin kesilmesini hukuka uygun bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesinin aksi yöndeki ısrar kararını bozmuştur. Karar, adaylık sürecinde alınan aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarının aday memur bakımından yalnızca bir disiplin yaptırımı olarak kalmadığını; memuriyet statüsünün sona ermesine doğrudan yol açabileceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Kararın özellikle dikkat edilmesi gereken yönü, bu sonucun disiplin cezasının “doğru” olduğunun Danıştay tarafından yeniden incelenmesinden değil, cezanın hukuk aleminde geçerliliğini korumasından kaynaklanmasıdır. Bu nedenle aday memurlar bakımından disiplin cezasına ilişkin dava süresinin geçirilmesi, daha sonraki aşamada çok daha ağır bir hukuki sonucun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.




Yorumlar