Anayasa Mahkemesi: Boşanılan Eşle Fiilen Birlikte Yaşanması Hâlinde Ölüm Aylığının Kesilmesi Anayasa’ya Aykırı Değil

Anahtar Kelimeler: Ölüm Aylığı, Sosyal Güvenlik, Boşanma, Fiilî Birlikte Yaşama, Mülkiyet Hakkı, Eşitlik İlkesi, Ölçülülük İlkesi, Sosyal Güvenlik Hakkı
İlgili AYM Kararı:Anayasa Mahkemesi, E.2025/210, K.2026/70, 26.03.2026
Kararın Konusu
Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesilmesini ve daha önce yapılan ödemelerin geri alınmasını öngören 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinin ikinci fıkrasını incelemiştir. Başvuru, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava kapsamında yapılmıştır.
Mülkiyet Hakkı ve Ölçülülük
AYM, sosyal sigorta kapsamında kişilere yapılan ödemelerin ekonomik değer taşıması nedeniyle mülkiyet hakkı kapsamında olduğunu kabul etmiş; dolayısıyla ölüm aylığının kesilmesi ve daha önce ödenen tutarların geri alınmasının mülkiyet hakkına yönelik bir sınırlama oluşturduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte Mahkeme, söz konusu müdahalenin kanuni, kamu yararına dayalı ve ölçülü olup olmadığını incelemiştir. Düzenlemenin amacı, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam eden kişilerin sosyal güvenlik sisteminden, boşanmanın sağladığı hak sahipliği statüsünü kullanarak yararlanmasının önlenmesi ve sınırlı sosyal güvenlik kaynaklarının etkin kullanılmasının sağlanmasıdır. AYM bu amacı kamu yararı kapsamında değerlendirmiştir.
Mahkemeye göre aylığın kesilmesi ve yersiz ödemelerin geri alınması, hakkın kötüye kullanılmasını önleme amacı bakımından elverişli ve gerekli araçlardır. Ayrıca sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği konusunda kanun koyucunun geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu vurgulanmıştır.
Orantılılık bakımından ise AYM, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan kişinin kural olarak eş desteğinden mahrum kalmış bir kişi olarak değerlendirilemeyeceğini, dolayısıyla ölüm aylığının kesilmesinin katlanılamayacak bir külfet oluşturmadığını belirtmiştir. Ayrıca fiilî birlikte yaşamaya son verilmesi hâlinde yeniden gelir veya aylık bağlanabilmesinin mümkün olması da değerlendirmede dikkate alınmıştır.
Eşitlik İlkesi Yönünden
AYM, boşanmış olup eski eşiyle fiilen birlikte yaşayan kişiler ile diğer boşanmış hak sahipleri arasında farklı bir uygulama bulunduğunu kabul etmekle birlikte, bu farklılığın nesnel ve makul bir temele dayandığı sonucuna ulaşmıştır.
Mahkemeye göre farklı muamelenin amacı hakkın kötüye kullanılmasını önlemektir ve mülkiyet hakkı bakımından yapılan ölçülülük değerlendirmesi eşitlik ilkesi açısından da geçerlidir. Bu nedenle düzenleme Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesini de ihlal etmemektedir.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 26.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
Karar, sosyal güvenlik alanında tanınan hakların amacına aykırı biçimde kullanılmasının önlenmesi amacıyla kanun koyucu tarafından mülkiyet hakkına müdahale edilebileceğini; ancak bu müdahalenin kanuni, kamu yararına dayalı ve ölçülü olması gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. AYM ayrıca sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği ile bireysel haklar arasındaki dengenin kurulmasında kanun koyucuya belirli bir takdir alanı tanımaktadır.



