EKAP Üzerinden Yapılan SGK Borç Sorgulamasının Hukuki Sonuçları ve Geçici Teminatın İadesi

Anahtar Kelimeler: Kamu ihale hukuku, SGK prim borcu, EKAP, ihale dışı bırakılma, geçici teminatın gelir kaydedilmesi, itirazen şikâyet başvuru bedeli, bilgi eksikliği.
İlgili Karar: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02.06.2026 tarihli, E.2026/3165, K.2026/1938 sayılı kararı.
Özet
Danıştay Onüçüncü Dairesi, kamu ihalesinde isteklinin sosyal güvenlik prim borcunun EKAP üzerinden sorgulanması ve bu sorgulama sonucuna dayanılarak teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ile geçici teminatının gelir kaydedilmesine ilişkin uyuşmazlıkta, idare mahkemesinin iptal ve geçici teminatın iadesi yönündeki kararını onamıştır. Kararda, EKAP ile SGK sistemleri arasındaki veri aktarımında yaşanan sorunlar ve elektronik sorgulama sonuçlarının her zaman gerçeği yansıtmayabilmesi dikkate alınmıştır. Bununla birlikte Daire, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin, başvuru sahibinin iddialarındaki haklılık oranı esas alınarak Kamu İhale Kurulunca yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
I. Uyuşmazlığın Konusu
Uyuşmazlık, Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen personel taşıma ve servis aracı kiralanması ihalesinde, isteklinin sosyal güvenlik prim borcu bulunup bulunmadığının EKAP üzerinden yapılan sorgulamayla belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanmaktadır.
İhale açılışında EKAP üzerinden yapılan ilk sorgulamada isteklinin SGK prim borcu bulunmadığı görülmüş, ancak değerlendirme aşamasında gerçekleştirilen sonraki sorgulamada prim borcu bulunduğuna ilişkin bilgi ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine ihale komisyonu, istekliden ihale tarihi itibarıyla SGK prim borcu bulunmadığını gösteren resmî bir belge sunmasını istemiştir.
İstekli, SGK İl Müdürlüğünden aldığı ve ihale tarihi itibarıyla prim borcu bulunmadığını gösteren belgeyi süresi içerisinde idareye teslim etmiştir. Ancak teklif dosyasına sehven SGK borcu yoktur belgesi yerine vergi borcu bulunmadığına ilişkin belgenin yüklenmiş olması gerekçe gösterilerek teklif değerlendirme dışı bırakılmış ve geçici teminat gelir kaydedilmiştir.
İşlemin dayanağı olarak Kamu İhale Kurulunun 27.08.2025 tarihli ve 2025/DK.D-293 sayılı kararı gösterilmiştir. İstekli, söz konusu işlemlere karşı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş; başvurusunun reddedilmesi üzerine Kurul kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
II. Uyuşmazlığın Hukuki Çerçevesi
Uyuşmazlığın çözümünde temel mesele, isteklinin ihale tarihi itibarıyla sosyal güvenlik prim borcu bulunup bulunmadığının hangi veriler esas alınarak tespit edileceği ve EKAP üzerinden yapılan sorgulamanın sonucuna ne ölçüde hukuki sonuç bağlanabileceğidir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, ihale tarihi itibarıyla sosyal güvenlik prim borcu bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılmasını öngörmektedir. Dolayısıyla idarenin, isteklilerin bu koşulu taşıyıp taşımadığını doğru ve güvenilir biçimde tespit etmesi gerekir.
Ancak burada birbirinden ayrılması gereken iki husus bulunmaktadır: Birincisi, isteklinin gerçekten sosyal güvenlik prim borcunun bulunup bulunmadığı; ikincisi ise elektronik sistem üzerinden gerçekleştirilen sorgulamada borç kaydının görülmesidir. Bu iki durum her zaman örtüşmeyebilir.
Nitekim dosyada yer verilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 19.08.2025 tarihli yazısında, EKAP sistemine entegre borç sorgulama sisteminde çeşitli sorunlar bulunduğu açıklanmıştır. Buna göre, yapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında tecil ve ertelenmiş borçların sistemde borç olarak gösterilebildiği; ödeme yapılmasına rağmen tahsilatın sisteme yansımamasının mümkün olduğu ve aynı gün içerisinde farklı saatlerde yapılan sorgulamaların farklı sonuçlar üretebildiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar, elektronik sorgulama sonucunun her durumda isteklinin gerçek borç durumunu kesin olarak ortaya koymadığını göstermektedir.
III. Danıştayın Değerlendirmesi: Elektronik Sorgulama Sonucunun Mutlak Kabul Edilememesi
Ankara 7. İdare Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken EKAP üzerinden yapılan sorgulamaların teknik sorunlar nedeniyle her zaman doğru sonuç vermeyebileceğini dikkate almıştır. Mahkeme, ihale tarihi itibarıyla prim borcu bulunmayan bir isteklinin, sistemde borçlu görünmesi nedeniyle doğrudan ihale dışı bırakılmasını ve geçici teminatının gelir kaydedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Mahkeme ayrıca, Kamu İhale Kurulunun 2025/DK.D-293 sayılı kararında, teklif tarihinden geriye doğru üç iş günü içerisinde alınmış SGK borcu yoktur belgesi sunulmasını esas alan bir ayrım yapıldığını belirtmiştir. Buna göre, belirlenen süre içerisinde belge sunmayan ve EKAP sorgulamasında borçlu görünen isteklilerin doğrudan değerlendirme dışı bırakılması ve geçici teminatlarının gelir kaydedilmesi öngörülmüştür.
Mahkeme, bu düzenlemenin Kanun'da bulunmayan bir koşul getirdiğini ve ihale tarihi itibarıyla borcu bulunmayan isteklilerin de sistemdeki hatalı veya güncel olmayan veriler nedeniyle ihale dışı bırakılmasına yol açabileceğini değerlendirmiştir.
Danıştay Onüçüncü Dairesi, 02.06.2026 tarihli kararıyla idare mahkemesinin, Kurul kararının iptali ve geçici teminatın iadesine ilişkin hükmünü hukuka uygun bulmuş ve bu kısım yönünden temyiz istemini reddederek kararı onamıştır.
Bu yaklaşımın temelinde, kamu ihale mevzuatında aranan koşulun ihale tarihi itibarıyla prim borcunun bulunması olması yatmaktadır. Elektronik sorgulama sisteminde borç kaydının görülmesi, tek başına bu koşulun gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymaz. Özellikle SGK tarafından sistemin teknik sorunları ve veri aktarımındaki gecikmeler açıkça bildirilmişken, sorgulama sonucunun mutlak ve aksi kanıtlanamaz bir veri olarak kabul edilmesi hukuki güvenlik bakımından sorunludur.
IV. Geçici Teminatın Gelir Kaydedilmesi Bakımından Kararın Önemi
Uyuşmazlığın önemli bir diğer yönü, isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının yanında geçici teminatının da gelir kaydedilmiş olmasıdır.
Geçici teminatın gelir kaydedilmesi, kamu ihale mevzuatında belirli koşulların gerçekleşmesine bağlanmış ciddi bir hukuki sonuçtur. Bu nedenle teminatın gelir kaydedilmesine dayanak oluşturan işlemin, kanuni şartları taşıması gerekir.
Somut olayda isteklinin ihale tarihi itibarıyla SGK prim borcu bulunmadığını gösteren resmî belgeyi idarenin verdiği süre içerisinde sunduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen elektronik sorgulamada borç kaydı görülmesi ve teklif dosyasındaki belge yükleme hatası gerekçe gösterilerek teklifin değerlendirme dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi yoluna gidilmiştir.
Danıştay, idare mahkemesinin bu işlemin iptali ve 150.000 TL tutarındaki geçici teminatın, nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi yönündeki kararını onamıştır.
Burada kararın önemi, elektronik sistemde görülen borç kaydının ve belge yükleme sürecindeki şekli hatanın, ihale tarihi itibarıyla borç bulunmadığına ilişkin resmî belge karşısında değerlendirilmesi gerektiğini göstermesidir. İdarenin, yalnızca sistem çıktısına dayanarak ağır sonuçlar doğuran işlemler tesis etmesi, sistemin güvenilirliği ve gerçek borç durumu araştırılmadan hukuka uygun kabul edilemez.
V. İtirazen Şikâyet Başvuru Bedelinin İadesi: Haklılık Oranının Ayrı Değerlendirilmesi
Danıştay kararının dikkat çeken bir diğer yönü, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesine ilişkin değerlendirmesidir.
4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında, itirazen şikâyet başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının iade edilmesine karar verileceği düzenlenmiştir.
Ankara 7. İdare Mahkemesi, başvuru bedelinin tamamının yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetmiştir. Ancak Danıştay, bu kısmı geçici teminatın iadesinden ayrı değerlendirmiştir.
Daireye göre, başvuru bedelinin iadesi konusunda, mahkeme kararının uygulanması kapsamında başvuru sahibine verilecek süre sonunda sunulacak belgeler değerlendirilmeli ve 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki haklılık oranı esas alınarak Kamu İhale Kurulunca yeniden karar verilmelidir. Bu nedenle başvuru bedelinin tamamının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç olarak Danıştay, idare mahkemesi kararının Kurul kararının iptali ve geçici teminatın faiziyle iadesine ilişkin kısmını onamış; itirazen şikâyet başvuru bedelinin tamamının faiziyle iadesine ilişkin kısmını ise bozmuştur.
Bu ayrım, başvuru sahibinin uyuşmazlığın esasına ilişkin iddialarında haklı bulunması ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin hangi oranda iade edileceğinin aynı hukuki mesele olmadığını ortaya koymaktadır.
VI. Kararın Hukuki Sonucu ve Kamu İhale Uygulamasına Etkisi
Danıştay Onüçüncü Dairesinin kararı, kamu ihale süreçlerinde elektronik sistemlerden elde edilen verilerin hukuki niteliği ve bu verilere dayanılarak tesis edilen işlemlerin denetimi bakımından önem taşımaktadır.
İhale tarihi itibarıyla sosyal güvenlik prim borcu bulunup bulunmadığının tespitinde esas alınması gereken husus, isteklinin gerçek borç durumudur. EKAP üzerinden yapılan sorgulama bu tespitte önemli bir araç olmakla birlikte, sistemin teknik işleyişinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle her durumda kesin ve tartışmasız delil olarak kabul edilemez.
Bu nedenle idarelerin, sorgulama sonucunda borç kaydı görülmesi hâlinde, özellikle isteklinin sunduğu resmî belgeleri ve SGK kayıtlarını birlikte değerlendirmesi gerekir. Elektronik sorgulama ile resmî belge arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişki giderilmeden teklifin değerlendirme dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi hukuki güvenlik ve kamu ihale mevzuatına uygunluk bakımından sorun doğurabilir.
Öte yandan karar, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinde haklılık oranının ayrıca belirlenmesi gerektiğini de vurgulamaktadır. İhale işlemine ilişkin iptal kararının verilmiş olması, başvuru bedelinin tamamının kendiliğinden iade edilmesini gerektirmemektedir.
Sonuç
Danıştay Onüçüncü Dairesinin E.2026/3165, K.2026/1938 sayılı kararı, kamu ihale süreçlerinde elektronik sorgulama sonuçlarının hukuki değerlendirmeden bağımsız biçimde uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. SGK prim borcunun bulunup bulunmadığı, ihale tarihi itibarıyla gerçek duruma göre belirlenmeli; EKAP sistemindeki teknik sorunlar ve veri aktarımındaki gecikmeler dikkate alınmalıdır.
Karar ayrıca, ihale dışı bırakma ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi gibi önemli sonuçlar doğuran işlemlerin, yalnızca sistemde görülen borç kaydına dayanılarak tesis edilmemesi gerektiğini göstermektedir. Bununla birlikte itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi, başvuru sahibinin iddialarındaki haklılık oranına göre Kamu İhale Kurulunca ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç itibarıyla karar, kamu ihale süreçlerinde elektronik sistemlerin sağladığı verilerin önemini kabul etmekle birlikte, bu verilerin doğruluğunun ve somut olayla uyumunun hukuken denetlenmesi gerektiğini vurgulayan bir içtihat niteliğindedir.



