Parselasyon İşlemlerinde Düzenleme Sınırı ve DOP Hesabı

Anahtar Kelimeler: Parselasyon, düzenleme ortaklık payı (DOP), düzenleme sınırı, uygulama imar planı, bilirkişi incelemesi, imar hukuku.
İlgili Karar: Danıştay 6. Dairesinin E.2025/6504, K.2025/6613 Sayılı Kararının İncelenmesi
Özet
Danıştay 6. Dairesi, aynı parselasyon işlemine ilişkin davalarda farklı bilirkişi raporları ve birbiriyle çelişen mahkeme kararları bulunması nedeniyle, uyuşmazlığın yeni ve kapsamlı bir bilirkişi incelemesiyle çözümlenmesi gerektiğine karar vermiştir. Daire; parselasyonun dayanağı imar planının hukuki durumunun, düzenleme sınırının, dere koruma alanlarının, otoyolun ve uygulamaya alınan parsellerin DOP hesabına etkisinin birlikte değerlendirilmesini gerekli görmüştür.
Kararın temel meselesi
Arnavutköy’de geniş bir alanı kapsayan parselasyon işlemi, önceki uygulamanın mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi üzerine yeniden yapılmıştır. Ancak yeni işlem hakkında açılan davalarda farklı bilirkişi heyetleri birbirinden farklı sonuçlara ulaşmış; bazı mahkemeler parselasyonu hukuka uygun bulurken bazıları imar ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Danıştayın önüne gelen temel sorun, parselasyonun hukuka uygun olup olmadığının yeterli ve birbiriyle tutarlı teknik incelemelerle ortaya konulup konulmadığıdır.
Danıştayın değerlendirmesi
Daire, uyuşmazlığın yalnızca tek bir teknik hata üzerinden çözülemeyeceğini belirtmiştir. Öncelikle parselasyonun dayanağı olan uygulama imar planının hukuki durumu açıklığa kavuşturulmalıdır. Önceki planın iptal edilen bölümleri yerine yeni bir uygulama imar planı yapılıp yapılmadığı ve parselasyonun yürürlükteki plana uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
Daire ayrıca üç önemli teknik meseleyi öne çıkarmıştır:
Dere koruma alanları: Dere koruma kuşağının parselasyon alanına dahil edilmesinin ve bu alanlarda oluşturulan yeşil alanların DOP hesabına etkisinin doğru belirlenip belirlenmediği incelenmelidir.
Otoyol ve düzenleme sınırı: Uygulama alanını ikiye bölen yolun hukuken otoyol niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir. Çünkü erişme kontrollü otoyolların DOP hesabında değerlendirilmesine ilişkin özel bir kural bulunmaktadır.
Uygulamaya alınan parseller: Uygulama alanıyla fiziksel bağlantısı bulunmayan veya başka gerekçelerle dışarıda bırakılan parsellerin sınır belirleme kurallarına uygun biçimde değerlendirilip değerlendirilmediği ortaya konulmalıdır.
Taşınmazların kamu kurumlarıyla hisseli hâle getirilmesi de ayrıca incelenmelidir. Bunun hukuki veya fiilî zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve yapılan tahsisin gerekli ölçüyü aşıp aşmadığı belirlenmelidir.
Daireye göre, aynı parselasyon işlemine ilişkin davalarda farklı bilirkişi raporlarıyla çelişkili sonuçlara ulaşılması da önemli bir sorundur. Bu nedenle mümkünse daha önce görüş bildirmemiş uzmanlardan oluşan aynı bilirkişi heyetiyle, ilgili dosyalar ve teknik belgeler birlikte değerlendirilerek yeniden keşif ve inceleme yapılmalıdır.
Sonuç
Danıştay 6. Dairesi, parselasyon işleminin doğrudan hukuka uygun veya aykırı olduğuna kesin olarak karar vermemiş; mevcut incelemenin eksik ve çelişkili olması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Kararın temel mesajı şudur: Parselasyonun hukuka uygunluğu, yalnızca DOP oranına bakılarak belirlenemez. Dayanak imar planı, düzenleme sınırı, kamu alanlarının durumu, parsellerin uygulamaya dahil edilme gerekçeleri ve dağıtım esasları birlikte incelenmelidir. Aynı işlem hakkında çelişkili bilirkişi raporları bulunması hâlinde ise bu çelişkiler giderilmeden sağlıklı bir yargısal sonuca ulaşılması mümkün değildir.



