top of page

İntifa Hakkı Bulunan Taşınmazlarda Belediyenin Ecrimisil Talep Yetkisi

2 dakika önce
4 dakikada okunur

Anahtar Kelimeler: Ecrimisil, intifa hakkı, ayni hak, belediye taşınmazları, fuzuli işgal, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu.


İlgili Karar: Danıştay Dördüncü Dairesinin 14.10.2024 tarihli, E.2023/4840, K.2024/5602 sayılı kararı.


Özet

Danıştay Dördüncü Dairesi, mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olmakla birlikte üzerinde intifa hakkı Sarıyer Belediyesine devredilmiş bir taşınmazın kira süresi sona erdikten sonra kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle istenen ecrimisile ilişkin uyuşmazlıkta, intifa hakkı sahibinin ecrimisil talep edebileceğine karar vermiştir. Daire, intifa hakkının sahibine taşınmazdan tam yararlanma yetkisi sağlayan ayni bir hak niteliğinde olduğunu vurgulamış; belediyenin ecrimisil talep yetkisinin yalnızca mülkiyet hakkına dayanmadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu bakımından işgal alanının ve hesaplanan bedelin ayrıca incelenmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.


I. Uyuşmazlığın Konusu

Uyuşmazlık, İstanbul ili Sarıyer ilçesinde bulunan ve imar planında park alanı olarak belirlenen bir taşınmazın 95 m²'lik bölümünde büfe işletilmesi nedeniyle ecrimisil istenilmesinden kaynaklanmaktadır.

Taşınmazların mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olmakla birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 24.02.2005 tarihli kararıyla taşınmazlar üzerindeki intifa hakkı on yıl süreyle Sarıyer Belediyesine devredilmiştir. Bu kapsamda Sarıyer Belediyesi, söz konusu alanı üç yıllığına davacıya kiralamıştır.

Kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen davacının büfe işletmeye devam etmesi üzerine Sarıyer Belediyesi tarafından 01.04.2012-31.07.2015 tarihleri arasındaki dönem için 104.200 TL ecrimisil talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesi, taşınmazın belediyenin mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunmadığı gerekçesiyle belediyenin ecrimisil isteme yetkisinin olmadığı sonucuna ulaşmış ve işlemi iptal etmiştir. Bunun üzerine davalı belediye kararı temyiz etmiştir.


II. Ecrimisil Talep Yetkisinin Hukuki Dayanağı

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi, devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgali hâlinde fuzuli şagilden ecrimisil talep edilmesini düzenlemektedir. Hükme göre ecrimisil talep edilebilmesi için idarenin işgal nedeniyle zarara uğramış olması veya işgalcinin kusurlu bulunması şart değildir.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde ise 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca, belediyelerin hüküm ve tasarrufuna giren ve imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan park, otopark ve yol gibi alanların işgal edilmesi hâlinde ecrimisil talep edilebilmesi mümkündür.

Ancak somut olayda taşınmazların mülkiyeti Sarıyer Belediyesine değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesine aittir. Bu nedenle uyuşmazlığın asıl hukuki meselesi, mülkiyet hakkı bulunmayan bir belediyenin, taşınmaz üzerindeki intifa hakkına dayanarak ecrimisil talep edip edemeyeceğidir.


III. İntifa Hakkının Ayni Hak Niteliği ve Ecrimisil Yetkisi

Danıştay, uyuşmazlığı çözerken 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 794. ve devamı maddelerinde düzenlenen intifa hakkının hukuki niteliğini esas almıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 794. maddesine göre intifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme bulunmadıkça hak sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar.

İntifa hakkı, mülkiyet hakkından farklı olmakla birlikte, sahibine eşyanın ekonomik ve fiilî yararlarından yararlanma imkânı veren sınırlı bir ayni haktır. Bu hak kurulduğunda malik mülkiyet hakkını muhafaza eder; ancak taşınmazdan yararlanma yetkisi, hakkın kapsamı ve süresiyle sınırlı olarak intifa hakkı sahibine tahsis edilir.

Danıştay, somut olayda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerindeki intifa hakkının on yıl süreyle Sarıyer Belediyesine devredildiğini ve belediyenin bu hak kapsamında taşınmazı davacıya kiraladığını tespit etmiştir.

Bu durumda intifa hakkı sahibi belediyenin, taşınmazı kullanma ve ondan yararlanma yetkisi bulunduğu gibi, kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra taşınmazı kullanmaya devam eden kişiye karşı ecrimisil talep etme yetkisi de bulunmaktadır.

Dolayısıyla ecrimisil talep yetkisi bakımından yalnızca taşınmazın mülkiyetinin hangi idareye ait olduğuna bakılması yeterli değildir. Taşınmaz üzerinde hukuken tanınmış bir ayni hakka sahip olan idarenin, bu hakkın kapsamı içerisinde taşınmazdan yararlanma ve kullanım yetkilerini koruma imkânı da dikkate alınmalıdır.


IV. Danıştayın Kararı ve Ecrimisil Hesabının Denetimi

Danıştay Dördüncü Dairesi, intifa hakkı kapsamında Sarıyer Belediyesinin taşınmaz üzerinde hüküm ve tasarruf yetkisi bulunduğunu ve kira süresi sona erdiği hâlde taşınmazı kullanmaya devam eden davacının fuzuli şagil durumunda olduğunu kabul etmiştir.

Bununla birlikte Daire, belediyenin ecrimisil talep edebilme yetkisinin bulunmasını, talep edilen ecrimisil bedelinin de kendiliğinden hukuka uygun olduğu şeklinde değerlendirmemiştir.

Bu noktada Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesi ile 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesi uyarınca inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Yönetmeliğin 85. maddesinde ecrimisilin tespit ve takdirinde, idarenin zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edebileceği muhtemel gelirin esas alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca emsal kira bedelleri, emsal ecrimisiller, kesinleşmiş yargı kararları ve taşınmazın değerini etkileyen diğer unsurların dikkate alınması öngörülmüştür.

Bu nedenle mahkemece, davalı idare tarafından belirlenen işgal alanının ve hesaplanan ecrimisil tutarının mevzuata uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmalı; işgalin kapsamı ve ecrimisil hesabının dayanakları somut olarak ortaya konulmalıdır.

Danıştay, bu incelemeler yapılmadan yalnızca belediyenin taşınmazın maliki olmadığı gerekçesiyle ecrimisil işleminin iptal edilmesini hukuka uygun bulmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemeye göndermiştir.


V. Kararın Hukuki Önemi

Karar, ecrimisil talep yetkisinin yalnızca mülkiyet hakkına bağlı olmadığını, taşınmaz üzerinde intifa hakkı gibi yararlanma yetkisi sağlayan ayni hakların da bu kapsamda dikkate alınabileceğini ortaya koymaktadır.

Özellikle bir belediyeye başka bir belediyeye ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tanınması hâlinde, intifa hakkı sahibi belediyenin taşınmazı kiraya vermesi ve kira süresi sona erdikten sonra devam eden işgal nedeniyle ecrimisil talep etmesi mümkündür.

Bununla birlikte kararın kapsamı doğru anlaşılmalıdır. Danıştay, intifa hakkının varlığını ecrimisil talep yetkisi bakımından yeterli görmüş; ancak somut olayda talep edilen 104.200 TL ecrimisil bedelinin hukuka uygunluğu konusunda nihai bir değerlendirme yapmamıştır. İşgal alanının ve bedelin hesaplanma yönteminin ayrıca incelenmesini gerekli görmüştür.

Bu yönüyle karar, ecrimisil uyuşmazlıklarında iki ayrı hukuki incelemenin yapılması gerektiğini göstermektedir: Öncelikle idarenin taşınmaz üzerinde ecrimisil talep etmesine imkân veren hukuki yetkisinin bulunup bulunmadığı, ardından talep edilen bedelin mevzuata uygun biçimde hesaplanıp hesaplanmadığı belirlenmelidir.


Sonuç

Danıştay Dördüncü Dairesinin E.2023/4840, K.2024/5602 sayılı kararı, intifa hakkının ecrimisil talep yetkisi bakımından doğurabileceği sonuçları ortaya koyması açısından önem taşımaktadır.

Karara göre, taşınmazın mülkiyetine sahip olmayan bir belediye, taşınmaz üzerinde kurulu intifa hakkı kapsamında kullanma ve yararlanma yetkisine sahipse, bu yetki alanındaki taşınmazın kira süresi sona erdikten sonra işgal edilmesi hâlinde ecrimisil talep edebilir.

Ancak bu yetkinin bulunması, idarece belirlenen ecrimisil tutarının hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İşgal alanı, taşınmazın niteliği ve ecrimisil hesabında esas alınan muhtemel gelir unsurları ayrıca denetlenmelidir.

Sonuç olarak karar, ecrimisil talep yetkisinin belirlenmesinde mülkiyet hakkının yanında intifa hakkı gibi sınırlı ayni hakların da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyarken, ecrimisil bedelinin hesaplanmasına ilişkin yargısal denetimin önemini de vurgulamaktadır.

 
 

©2022 by Just Hukuk

bottom of page