top of page

Malzemeli Yemek İhalelerinde Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: Girdi Fiyatlarının Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleriyle Tevsiki

15 saat önce
3 dakikada okunur

Anahtar Kelimeler: Aşırı düşük teklif, malzemeli yemek hizmeti, üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi, Kamu İhale Genel Tebliği, sınırlı sayım, ihale hukuku.


Özet

Danıştay 13. Dairesinin E.2025/1768, K.2026/9 sayılı kararı, malzemeli yemek hizmeti alımlarında aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin hangi girdiler için kullanılabileceğine ilişkin önemli bir yorum içermektedir. Kararda, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.6’ncı maddesinde fiyat teklifi kullanımının sınırlandırıldığı girdi gruplarının sınırlı sayıda belirlendiği ve bu gruplar dışında kalan ürünlerin fiyatlarının üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleriyle açıklanabileceği kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, ihale mevzuatındaki yöntem sınırlamalarının düzenlemenin kapsamı gözetilerek uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.


Giriş

Malzemeli yemek hizmeti alımlarında aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi, isteklilerin teklif fiyatlarını oluşturan maliyet unsurlarını mevzuata uygun yöntemlerle açıklamalarını gerektirir. Bu süreçte hangi girdilerin hangi belgelerle tevsik edilebileceği, teklifin değerlendirme dışı bırakılıp bırakılmayacağını doğrudan etkileyebilir.

İncelenen uyuşmazlık, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.6’ncı maddesinde bazı girdi grupları için öngörülen fiyat teklifi sınırlamasının, bu gruplar dışında kalan ürünlere de uygulanıp uygulanamayacağı noktasında ortaya çıkmıştır. Danıştay 13. Dairesinin değerlendirmesi, düzenlemede sayılan girdiler ile bu kapsamda bulunmayan ürünler arasındaki ayrımın hukuki sonuçlarını belirlemektedir.


Hukuki çerçeve ve uyuşmazlık

Uyuşmazlık, Sinop İl Sağlık Müdürlüğünün malzemeli yemek pişirme, dağıtım ve sonrası hizmet alımı ihalesinde aşırı düşük teklif açıklaması sunan iş ortaklığının bazı girdi fiyatlarını üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleriyle tevsik etmesinden kaynaklanmıştır. Kamu İhale Kurulu, bu açıklamaların bir bölümünü uygun bulmamış; söz konusu değerlendirmeye karşı açılan davada ise Ankara 17. İdare Mahkemesi, girdileri ayrı ayrı ele alarak kısmen iptal sonucuna ulaşmıştır.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.6’ncı maddesi, malzemeli yemek alımlarında kırmızı et, beyaz et, balık, belirli kuru gıdalar, sebze ve meyve maliyetlerinin tevsikinde üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin kullanılmasını kural olarak sınırlandırmaktadır. Bununla birlikte, Tebliğ’de öngörülen diğer yöntemlerle açıklama yapılmasının fiilen mümkün olmadığının anlaşılması hâlinde fiyat teklifi yöntemine başvurulmasına imkân tanınmıştır.

Buradaki hukuki sorun, sınırlamanın kapsamının geniş yorumlanıp yorumlanamayacağıdır. Başka bir ifadeyle, Tebliğ’de açıkça sayılan girdi grupları dışında kalan ürünler de sırf gıda niteliği taşıdıkları veya benzer ürünlerle ilişkili oldukları gerekçesiyle aynı sınırlamaya tabi tutulabilir mi?


Danıştayın yorumu ve hukuki değerlendirme

Mahkemenin değerlendirmesinde, Tebliğ’in 79.2.6’ncı maddesinde fiyat teklifiyle açıklama yapılması sınırlandırılan girdi gruplarının sınırlı sayıda belirlendiği kabul edilmiştir. Bu nedenle galeta, küp şeker, pet şişe su, paket süt, paket yoğurt, piknik reçel, piknik bal, çay, beyaz peynir, milföy hamuru ve diyet zeytin gibi girdilerin, düzenlemede sayılan kırmızı et, beyaz et, balık, kuru gıda örnekleri, sebze veya meyve kategorileri kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir. Böylece bu ürünlerin fiyatlarının üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleriyle tevsik edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ankara 17. İdare Mahkemesi bu değerlendirmesinde Danıştay 13. Dairesinin E.2025/1768, K.2026/9 sayılı kararına da dayanmıştır.

Bu yorumun temelinde, ihale mevzuatında belirli bir yöntemin kullanılmasını sınırlayan hükümlerin kapsamının düzenlemede belirtilen kategoriler çerçevesinde belirlenmesi düşüncesi bulunmaktadır. Düzenlemede sayılan ürün gruplarının dışına çıkılarak benzer nitelikteki başka ürünlerin de aynı sınırlamaya tabi tutulması, isteklilerin aşırı düşük tekliflerini açıklarken kullanabilecekleri yöntemleri metinde açıkça öngörülmeyen biçimde daraltabilir.

Bununla birlikte, sınırlamanın kapsamı dışında kalan bir ürün için fiyat teklifi sunulabilmesi, açıklamanın kendiliğinden geçerli sayılması sonucunu doğurmaz. Fiyat teklifinin ve dayanağı belgelerin ilgili mevzuatta öngörülen koşulları taşıması, açıklanan fiyatların gerçekçi olması ve teklifin maliyet yapısını ortaya koyması gerekir. Dolayısıyla kararın etkisi, fiyat teklifinin kullanılabilirliğine ilişkin yöntemin belirlenmesiyle sınırlı değerlendirilmelidir; belgenin içerik ve şekil bakımından uygunluğuna ilişkin diğer denetimlerin ortadan kalktığı söylenemez.

Kararın uygulamadaki önemi de bu ayrımda ortaya çıkmaktadır. İhale komisyonları ve Kamu İhale Kurulu, aşırı düşük teklif açıklamalarını değerlendirirken yalnızca kullanılan belgenin türüne değil, öncelikle ilgili girdi bakımından bu yöntemin mevzuat uyarınca kullanılabilir olup olmadığına bakmalıdır. Kullanılması mümkün olan bir açıklama yönteminin, Tebliğ’de bulunmayan genişletici bir yorumla dışlanması, tekliflerin değerlendirilmesinde hukuki belirlilik sorununa yol açabilir.


Sonuç

Danıştay 13. Dairesinin E.2025/1768, K.2026/9 sayılı kararı, malzemeli yemek ihalelerinde üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin kullanılmasına ilişkin sınırlamanın kapsamını belirlemesi bakımından önemlidir. Tebliğ’in 79.2.6’ncı maddesinde sayılan girdi gruplarının dışında kalan ürünlerin fiyatları, yalnızca bu sınırlama gerekçe gösterilerek fiyat teklifi yöntemiyle açıklama dışına çıkarılamaz.

Bununla birlikte, fiyat teklifinin kullanılabilir olması ile sunulan açıklamanın bütün yönleriyle mevzuata uygun bulunması birbirinden farklı meselelerdir. Kararın ortaya koyduğu temel ilke, aşırı düşük teklif açıklamalarında yöntem sınırlamalarının düzenlemenin kapsamına bağlı kalınarak uygulanması ve isteklilerin açıklama imkânlarının metinde öngörülmeyen biçimde daraltılmamasıdır.

 
 

©2022 by Just Hukuk

bottom of page